BASIN AÇIKLAMASI(22.12.2020)

 

Değerli Basın Mensupları,

Metropoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi tarafından “Türkiye’nin Nabzı - Kasım 2020” başlığıyla açıklanan raporda “Etnik Kökenlere Göre Dağılım” sınıflandırılmasında “Balkan Göçmenleri” şeklinde ayrı bir gruba yer verildiği görülmektedir. Federasyonumuzca daha önce konuya ilişkin yapılan açıklamalara karşın, ısrarla gündeme getirilen bu konu cevap vermemizi gerektirmiştir.

İlginç olan husus Türk şeklinde verilen ayrı bir başlık olmasına rağmen, Balkan ve Kafkas göçmeni şeklinde iki ayrı sekmenin verilmiş olmasıdır.

Bu nedenle söz konusu Araştırma Merkezi özelinde Türk kamuoyuna şunları hatırlatmakta fayda bulunmaktadır:

1. Göçmenlik etnik bir kimlik değildir. Hatta zorunlu göçler örneğinde görüleceği gibi bazen etnik kimlik göçlerin gerekçesini oluşturur.

2. Balkan göçmeni/muhaciri olarak ifade edilen grup Balkanlar’daki Osmanlı fütuhatına bağlı olarak İskân Politikası kapsamında Anadolu’dan Rumeli’ye yerleştirilen Yörük Türklerdir. Rumeli’deki vatanımız kaybedilince tarihsel süreç içerisinde uğradıkları mezalimler nedeniyle Anadolu’ya göç etmek zorunda kalmışlardır.

3. Dolayısıyla 19. yüzyılın sonlarında ve özellikle 20. yüzyılda Balkanlar’dan göç eden kitle Türk oğlu Türk’tür. Bununla birlikte, bölgede bir arada yaşadığımız ve kader birliği yaptığımız Boşnaklar ve Arnavutlar gibi akraba topluluklarımızın da bir kısmı bizlerle birlikte göç etmiştir. Sayıca az olan bu akraba göçmen kardeşlerimiz de kendi kimliklerini bilmelerine rağmen, Türk Milleti’nin bir ferdi olmaktan gurur duyarlar.

4. Bu ve benzeri nitelikte açıklamalar ve tasnifler, Balkanlar’ı yurt tutan, 500 yılı aşkın bir süre Türk İmparatorluğu’nun bölgedeki nüveleri olan, 1913’te tarihteki ilk Türk cumhuriyetini kuran, Türklüğün ve İslamiyet’in savunuculuğu yapan Balkan Türklerine ve göçmenlerine saygısızlıktır.

5. Bu Türkler ki yeri geldi adı Şuayip Aziz olup Yücel Teşkilatı’nı kurdu... Yeri geldi Türkan Bebek oldu 20 aylıkken şehit düştü, yeri geldi Osman Kılıç olarak dava güttü. Yeri geldi Sadık Ahmet olup Türklüğünü haykırdı.

6. Merakla sorgulamaktayız ki bu yaklaşım tarzı Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü, rahmetli Cumhurbaşkanımız Sayın Celal Bayar’ı, İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u nerede kategorize etmektedir?

7. Bir diğer husus da söz konusu ankette, Balkan göçmeni olarak sekme açılan grubun (!?) HDP’ye yüzde 5.3 oranında oy vereceğinin açıklanmasıdır. Söz konusu Araştırma Merkezi bunu nasıl elde etmiştir? Balkan göçmenlerinin ağırlıklı yaşadığı iller, bölgeler, sandıklar ve oy oranları ortadadır. Ayrıca bilinmelidir ki Balkan Türkleri ve göçmenleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yle sorun yaşayan, adı terörle anılan bir siyasi partiyi kendisine muhatap kabul etmez. Bayrak ve vatan sevgileri buna engeldir.

8. İmparatorluk mirası bir ulus devlet olan Türkiye’mizde zaman zaman yaşanan bu ve benzeri nitelikteki akıl tutulmalarını hayretler içerisinde izliyoruz. Kat’i suretle inanmaktayız ki Türkiye’nin Türkiye’den büyük olduğunu görmek için temel tarih bilgisi yeterlidir. Söz konusu Araştırma Merkezi’nin Balkan göçmenleri camiasını rencide eden bu tasnifini ve yaklaşımını esefle kınıyoruz.

Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu adına
Dr. Kader ÖZLEM
Genel Başkan